|
|
||||
| Bankaların Faaliyetleri
Bir bankanın gerekli izinleri aldıktan sonra, kurulup faaliyete geçmesi ile kasdedilen üçüncü kişilerle, genelde mevduat toplama ve kredi kullandırma şeklinde görülen, ilişkiler kurmasıdır. Bankalar faaliyet alanlarının özelli¤i nedeniyle, özel bir gözetim ve denetim altında olmak yanında, ayrıca müşterileri ile kurduktan ilişkide güvenilir ve itibarlı bir kurum olarak hareket etme sorumluluğunu taşımaktadırlar. Bu sorumluluk bankaların birer anonim ortaklık olarak tüzelkişi olmalarından kaynaklandığı gibi, özel konumlarından da doğmaktadır. Bankaların müşterileriyle imzaladıkları sözleşmelerde, çeşitli sorumsuzluk kayıtlarına yer verdikleri uygulamada sıkça görülmekle birlikte, bu kayıtların geçerliliği BK.m.99/2'ye atıf yapılarak kabul edilmemektedir. Mevduat, duyuru yapılmak suretiyle halktan saklamak veya kullanmak üzere belli bir vadede veya talep edildiğinde geri verilmek kaydıyla para toplanması işlemi olarak tanımlanmaktadır. Mevduat, sahibi ve vade açısından çeşitli sınıflamalara tabi tutulmaktadır. Tasarruf mevduatı, Bankalar Kanunu tarafından mevduat sigortası yolu ile koruma altına alınmıştır. Ekonomik açıdan bir kişiye sağlanan satın alma gücü olarak tanımlanan kredi çok geniş işlemleri kapsamaktadır. Bu işlemlerden hangilerinin Bankalar Kanunu'nun uygulama alanına girdiği Kanun tarafından belirlenmiştir. Belirlenen bu işlemlerin bir özelliği, bunların banka açısından riskli olmasıdır. Bankalar kredilerin ödenmemesi riskine karşı kendilerini nesnel ve kişisel teminat alarak ve kredilere sınır getirerek korumaktadırlar. Nesnel teminatlarda, bir nesnenin değerinin kredi borcunun ödenmesine özgülenmesi söz konusudur. Kişisel teminatlarda ise, kredi borçlusu dışında bir üçüncü kişinin bankaya karşı kişisel sorumluluk altına girmesi söz konusudur. Bankalar Kanunu hem bir kişinin bankaya karşı yüklenebileceği kişisel sorumluluğu sınırlamakta, hem de belli oranların üzerinde kullandırılacak krediler ile dolaylı bir biçimde başkaları na yararlı olabilecek kredilere sınıflandarma getirmektedir. Bir banka gerçek veya tüzel bir kişiye doğrudan veya dolaylı olarak özkaynaklarının yüzde yirmibeşinden fazla kredi veremez, aval ve kefaletlerini kabul edemez, bu oran bankanın bireysel kredi sınırını oluşturmaktadır.
Bankaların Kuruluş ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik Kısımlık, ortaklık ilişkisi, ekonomik ilişki gibi bir dizi özellikten hareketle gerçek ve tüzel kişi grupları oluşturmakta ve bu grupları oluşturan gerçek ve tüzel kişilerden herhangi birine doğrudan verilen bir kredinin, bu kişinin içinde yer aldığı grubu oluşturan diğer gerçek ve tüzel kişilere de dolaylı verilmiş bir kredi sayılacağını hükme bağlamaktadır. |
||||