![]() |
||
Dünya Ekonomisinde Eski ve Yeni Kurallar, Stratejiler Küreselleşme eski bir olgudur. 19.yy.'da da gerek sermaye gerekse ticaretin yapısı günümüzü andıran bir evrensel doku özelliği kazanmıştı. Ancak 19. yy.'da olay bir "ulus devlet" yapısı içinde gerçekleştirilirken, günümüzde bu olay "global işbirliği ağı" içinde yapılmaktadır. Burada artık referans noktası ticaret ve mali yapının liberalleşmesidir. Tüm dünyada ve kıtalar bazında büyüme bir olumlu trend gösterirken, büyüme göstermeyen tek kıt'a Afrika'dır. Latin Amerika sanayileşme stratejisi değişimi ile krizden çıkış hali yaşamış, buna karşılık adına "transformasyon ekonomisi" dediğimiz eski sosyalist ülkeler el'an yapısal uyumsuzluk yaşamaktadırlar. Yabancı sermaye mutlak rakam olarak artmakla beraber günümüzdeki yaygın uygulama biçimlerinden biri de fason üretimdir. Fason üretimde yabancı sermaye direkt yatırım yapmak yerine, ülke içindeki üretim kapasitelerini kullanmaktadır. Bu özelliğiyle de olumsuz bir karakter göstermektedir. Enflasyon dünyanın gündeminden düşmüş olup, dünya genelinde aralarında Türkiye'nin de bulunduğu sadece 12 ülke %100'ün üstünde bir enflasyon oranı yaşamaktadır. Kuşkusuz enflasyonun altedilmesinde ülkelerin "bütçe denkliği" ilkesini uygulaması sonuç vermiştir. Bu sonuçta Avrupa Birliği Mastricht Kıstasları kullanırken, ABD Performans İlkeleriyle 20.yy.'a "0" açıkla girmeyi hedeflemektedir. Çokuluslu şirketler önemi dünya genelinde artan bir olgu durumundadır. Bu şirketlerin %50'si gelişmiş ülkelerden çıkan 5 ülkeye aittir. ÇUS'lar dünya ticareti ve üretiminin 1/3'ünü gerçekleştirmektedir. ÇUS'lar kadar önemli olan uluslararası ekonomik birlikler yoluyla ulus ötesi (supra nasyonal) yapılaşmanın önem kazanmasıdır. Bu önemde egemenlik ilkesi geri plana düşmektedir. Dünya genelinde çok başlı bir ekonomik yapılaşma söz konusu olmakla beraber, bu çok başlılık ABD'nin belirleyici (hakim) ekonomi olmasını engellememektedir.
|
||