Kâr Dağıtım Politikası

Kar dağıtım politikasının işletme değeri üzerine etkilerini açıklayabilmek.

 • işletmelerin temel amaçlarından birisi de kâr elde etmektir. Kâr, işletmenin başarısının sonucunda ortaya çıkan ve kullanılan kaynakların etkinliğini gösteren bir kavramdır. işletmelerde elde edilen kârın nasıl kullanılacağı diğer bir anlatımla elde edilen kârın kimler arasında ne şekilde dağıtılacağı konusu oldukça önemlidir. Anonim şirketlerde kar dağıtımının işletme değeri üzerine etkisi olup olmadığı literatürde oldukça tartışmalı bir konu olmakla birlikte uygulama da kâr dağıtım kararının ve kâr dağıtım politikasının hisse senedi fiyatlarını ve dolayısıyla işletmenin piyasa değerini etkilediği görüşü sıkça vurgulanmaktadır.

 işletmelerde kar dağıtımını etkileyen faktörleri belirtebilmek.

 • Kâr dağıtım kararını etkileyen bir çok faktör söz konusudur. Öncelikli olarak kâr dağıtımı yasalarla belirlenmiş olup, işletmeler bu konuda tamamen serbest bırakılmış değildir. Kâr dağıtımının yasalar tarafından belirli ilke ve kurallara göre yapılması, elde edilen kârın bir çok çıkar gurubunu etkileyecek bir konu olmasındandır. Yasaların dışında şirketin likiditesi, yeni yapacağı yatırımlar, mevcut borç düzeyi ve gelecekte sağlayabileceği finansman olanakları gibi faktörler kâr dağıtım kararını etkiler.

 Kar dağıtım politikası türlerini açıklayabilmek.

 • işletmeler nakit olarak kâr dağıtabilecekleri gibi, hisse senedi vererek ya da kendi hisse senetlerini satın alarak kâr dağıtımında bulunabilirler. İşletmelerin ne şekilde kâr dağıtımında bulunacakları diğer bir anlatımla sabit miktarda, sabit oranda ya da ünite içerisinde belirtilen diğer yöntemlerin hangisinin kullanılacağı konusu da işletmenin yapısına ve yatırımcıların beklentisine bağlıdır. Daha öncede belirttiğimiz gibi, kâr dağıtımının yapılması ağırlıklı olarak yasalarla belirlenmiştir. Kâr dağıtım hesaplamaları, işletmelerin halka açık ya da kapalı olmasına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bu hesaplamalarda TTK ve SPK yol göstericidir.

 Kar payı ödeme yöntemlerini sıralayabilmek.

 • işletmelerin, ekonomik koşullara ve işletmenin özelliklerine bağlı olarak değişik kar payı ödeme yöntemleri bulunmaktadır.

 • işletmeler tarafından yapılan en yaygın kâr payı ödeme yöntemi, nakit olarak yapılan kâr payı ödenmesidir. Bu yöntem dışında hisse senedi şeklinde yapılan kâr payı ödemesi ve kendi hisse senetlerini satın alarak yapılan kâr payı ödemesi yöntemleri de bulunmaktadır. Herbir yöntemin avantajı ve dezavantajı bulunmaktadır. işletmelerin koşullarına hangi yöntem daha uygun geliyorsa o yöntemin uygulanması daha doğru olacaktır.

 Kar dağıtımıyla ilgili ilgili hesaplamaları yapabilmek.

• işletmelerin dönem kârını paylaşan taraşar; devlet, işletme ve ortaklardır.Dönem kârının bir kısmı kurumlar vergisi, gelir vergisi ve vergi fon payları olarak devlete ödenmekte; geriye kalanın bir kısmı yedek akçe ve fonlar olarak (dağıtılmayan kârlar) işletmede bırakılmakta, son kısım ise ortaklara temettü(kâr payı) olarak dağıtılmaktadır. Böyle bir paylaşımın kurallara uygun bir biçimde yapılması için işletmelerin düzenlemeleri gereken, tekdüzen hesap planına göre standart hale getirilmiş finansal tablo, “Kâr Dağıtım Tablosu”dur.

 • Kâr dağıtımında en önemli konulardan biri, vergi yükümlülüklerinin nasıl ve hangi hukuksal çerçevede yerine getirileceğidir. Örneğin anonim şirketlerde kârın vergilendirilmesi, şahıs şirketlerinden farklıdır. Anonim şirketler, kâr ettikleri dönemlerde,

kârı ortaklara dağıtmadan önce şirket tüzel kişiliği adına kurumlar vergisi vermek zorundadırlar.şahıs şirketlerinde ise ortaklar, bireysel olarak gelir vergisi öderler.