Çalışma Sermayesi Yönetimi


 

Çalışma sermayesini açıklayabilmek ve özelliklerini sıralayabilmek.

 • Çalışma sermayesi; bir tesisin faaliyete başlayabilmesi ve işletme faaliyetlerini sürdürebilmesi için kullanılan, kısa sürede paraya dönüşme özelliğine sahip varlıklar ve bu amaçla yapılan harcamalar olarak tanımlanabilir. Çalışma sermayesi unsurları sabit varlıklarla karşılaştırıldığında bazı açılardan farklılık göstermektedir. Bu farklılıkları; çalışma sermayesi unsurları bölünebilir özelliğe sahiptir, kısa vadeli ve likittir, unsurların hareketliliği fazla olup, unsurlar birbirleri ile ilişkilidir şeklinde sıralamak mümkündür.

 Çalışma sermayesinin türlerini sıralayabilmek. 

• Çalışma sermayesi; sürekli çalışma sermayesi, değişken işletme sermayesi ve olağanüstü işletme sermayesi olmak üzere üçe ayrılır.

 Çalışma sermayesi döngüsünün nasıl işlediğini açıklayabilmek. 

• ihtiyaç duyulan kaynakların elde edilmesiyle başlayıp, bu kaynakların menkul değerlere, stoklara ve alacaklara yatırılıp, bunların tekrar nakde dönüştürülmesine kadar geçen sürece çalışma sermayesi döngüsü denilir.

 Çalışma sermayesi yönetiminin önemini saptayabilmek.

 • Çalışma sermayesi, işletmenin tam kapasite ile çalışabilmesi, üretimin kesintisiz devam edebilmesi, iş hacminin genişletilebilmesi, yükümlülüklerini karşılayamama riskinin azaltılması, kredi değerliliğinin artırılması, olağanüstü durumlarda mali yönden zor durumlara düşmenin önlenmesi, faaliyetin kârlı ve verimli bir şekilde yürütülmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

 Çalışma sermayesine yatırım politikalarının etkisini betimleyebilmek.

 • Üç tür yatırım politikasından bahsedilebilir. Yüksek tutarda çalışma sermayesiyle çalışılarak, likiditenin yüksek tutulması ihtiyatlı politika olarak nitelendirilirken, en düşük düzeyde çalışma sermayesiyle faaliyette bulunulması atılgan (atak) politika olarak bilinir. ikisinin arasında kalan politikaya ise dengeli yatırım politikası denilir.

 Çalışma sermayesinin finansman şekillerini açıklayabilmek.

 • Çalışma sermayesi kısa ya da uzun vadeli borçlarla finanse edilebilir. Kısa vadeli borçlarla finanse edilmesi durumunda risk artarken, kârlılık da yükselebilmektedir. Uzun vadeli borçlarla finanse edilmesi durumunda ise risk azalırken, kârlılığın da düşmesi beklenir. 

Çalışma sermayesi ile risk ve kârlılık arasındaki ilişkiyi saptayabilmek.

 • Gerek çalışma sermayesine yatırım politikası, gerekse de finansman politikası işletmenin riskini ve kârlılığını yakından etkilemektedir. Toplam varlıklar değişmezken daha fazla çalışma sermayesine yatırım, işletmenin riskini düşürürken, kârlılığını da düşürür. Diğer taraftan çalışma sermayesinin finansmanında daha fazla kısa vadeli kaynaklara yönelmek işletmenin riskini arttırırken, finansman maliyetlerinin düşmesi nedeniyle kârlılığını da arttıracaktır.

 Çalışma sermayesinin finansmanında kısa vadeli borçların fayda ve sakıncalarını açıklayabilmek.

 • Çalışma sermayesinin finansmanında kısa vadeli borca daha çok yer vermenin üstünlükleri şu şekilde sıralanabilir:

 • Daha kolay ve daha kısa sürede sağlanabilir.

 • Orta ve uzun vadeli borç faizleriyle karşılaştırıldığında normal koşullarda daha düşük maliyetlidir.

 • Sermaye piyasasının gelişmemiş olduğu ülkelerde işletmelerin fon sağlayabileceği en önemli kaynak olmaktadır.

 • Kısa vadeli borçlanmalarda, borç verenlerce uzun vadelilerde olduğu gibi işletmeyi kısıtlayan hükümler pek söz konusu olmamaktadır.

 • Kısa vadeli borçlanmalarda esneklik daha fazladır. Faiz oranlarındaki değişmelerden daha az etkilenme söz konusudur.Sayılan bu üstünlüklerine karşı kısa vadeli borçlanmaların işletmenin riskini artırdığı gerçeği gözden kaçmamalıdır. Hem anaparanın hem de faizin aynı yıl içinde ödenmesi zorunluluğu işletmeleri likidite sıkıntısına sokabilir.

 Çalışma sermayesi ihtiyacını belirleyen etmenleri sıralayabilmek.

• Çalışma sermayesi ihtiyacının belirlenmesinde; ortalama stok tutarı, yıllık satış tutarı, yıllık genel giderler tutarı, satış fiyatı üzerinden brüt kâr, satıcıların tanıdığı kredi süresi, müşterilere tanınan kredi süresi gibi faktörler etkili olmaktadır.