|
•
Her bir mali işlem nedeniyle varlıklarda, borçlarda,
sermayede ve faaliyet sonucunu oluşturan gelir ve
gider unsurlarında meydana gelen değişiklikleri,
doğrudan mali tablolar üzerinde izlemek mümkün
değildir. Bu nedenle söz konusu değişiklikleri izlemek
üzere hesaplardan yararlanılır. Hesap, mali
nitelikli olayların her bir bilanço unsurunda ve
faaliyet sonuçlarını oluşturan her bir unsurda
yarattığı, artış veya azalış şeklindeki değişmelerin
izlenmesine yarayan çizelgedir. Hesapların işleyişi
neye göre ve nasıl olmaktadır?
•
Hesapların sınıflandırılması ve işleyişi temel bilanço
eşitliğine dayanır. Buna göre varlık hesaplardaki
artışlar için ilgili varlık (aktif) hesapları
borçlandırır, azalışlar için alacaklandırılır.
Kaynaklardaki (borçlar ve sermaye) artışlar için
ilgili kaynak (pasif) hesapları alacaklandırılır,
azalışlar için borçlandırılır. Böylece varlık ve
kaynak unsurlarında meydana gelen değişiklikleri
izlemek üzere hesaplara yapılan kayıtlarla, bilanço
eşitliği sürekli olarak korunmuş olur.
•
Bütün hesapların sol yanına borç, sağ yanına
alacak adı verilir. Herhangi bir hesaba ilk kez
kayıt yapılması hesap açmak, hesabın
borç yanına kayıt hesabı borçlandırmak, hesabın
alacak yanına kayıt hesabı alacaklandırmak
olarak adlandırılır. Hesabın borç
tarafındaki tutar toplamı alacak tarafındaki
tutar toplamından fazla olduğunda hesap borç
kalanı, tersi durumda hesap alacak kalanı
verir. İki tarafın tutarları toplamı eşit ise hesap
kalan vermez, yani kapalıdır. Bilanço ile
hesaplar arasında nasıl bir ilişki vardır?
•
Hesaplar bilanço unsurlarını temsil eden araçlardır ve
hesapların işleyişi de bilanço eşitliğine dayanır.
Böylece hesap kalanlarından bilanço kolaylıkla elde
edilebilir. Borç kalanı veren (aktif) hesapların
kalanlarından bilançonun varlıklar (aktif) tarafı,
alacak kalanı veren (pasif) hesapların kalanlarından
da bilançonun kaynaklar (pasif) tarafı elde edilir
Faaliyetlerden kaynaklanan sermayedeki değişmelerin
neden gelir ve gider hesaplarında izlenmesi gerekir?
•
Bilançonun kaynak unsurları (pasif) öz ve yabancı
kaynaklar olarak iki gruptur. Öz kaynaklarda, işletme
sahiplerinin varlıklar üzerindeki haklarında
(sermayede) artışa neden olan işlemlere gelir,
azalışa neden olan işlemlere de gider denir.
Gelir (hasılat)
ve
giderlerin karşılaştırılması ile dönemin faaliyet
sonucu olan kar veya zarara ulaşılır.
Karın oluşumuna katkı sağlayan gelirlerin ve zarara
neden olan giderlerin ayrıntılı şekilde izlenmesi ve
faaliyetler itibariyle işletmenin başarı durumunun
belirlenmesi gerekir. Bu nedenle gelirler
gerçekleştiklerinde konularına göre ayrılarak gelir
hesaplarında, giderler de gider hesaplarında
kaydedilir.
•
Sermaye hesabının işleyişine paralel olarak, gelirler
gerçekleştikçe gelir hesapları alacaklandırılır,
giderler gerçekleştikçe gider hesapları
borçlandırılır.
•
Belli bir dönem içinde oluşan gelir hesapları ile
gider hesapları, dönemin net faaliyet sonucunu
belirlemek üzere Kar veya Zarar Hesabına devredilerek
kapatılır. Bu nedenle gelir ve gider hesaplarına sonuç
hesapları da denir. Muhasebenin doğru, açık,
anlaşılabilir bilgi üretebilmesi için hesapların
sınıflandırılmalarının ve türlerinin tanımlanmasının
önemi var mıdır?
•
Hesap kavramını daha iyi açıklayabilmek ve hesabın
işlevini ortaya koyabilmek için hesapların türlerine
ayrılarak incelenmesinde yarar vardır.
•
Hesaplar, mali tabloların elde edilmesi bakımından iki
ana gruba ayrılır;
a.
Bilanço Hesapları:
*
Varlık (aktif) hesapları,
*
Kaynak (pasif) hesapları,
-
Borç hesapları
-
Öz sermaye hesapları
b.
Gelir Tablosu Hesapları:
*
Gelir (Hasılat) hesapları,
*
Gider hesapları.
-
Hesaplar, işlemlerin muhasebeleştirilmesinde temel
olup olmama durumuna göre üç gruba ayrılır;
a.
Asli hesaplar,
b.
Düzenleyici hesaplar,
c.
Geçici hesaplar.
•
Hesaplar, bir unsuru toplu veya ayrıntılı göstermeleri
bakımından da iki gruba ayrılır;
a.
Ana hesaplar,
b.
Yardımcı hesaplar.
•
Mali nitelikte olmayan bazı işlemlere ait bilgilerin
muhasebe ortamında izlenebilmesi için Nazım Hesaplar
kullanılır. Hesapların belirli bir düzen içinde
olmalarının
gereği var mıdır?
•
Muhasebeden beklenen bilgilerin istenildiği şekilde ve
içerikte olabilmesi için mali olaylara ait verilerin
etkin ve düzenli biçimde toplanması ve kaydedilmesi
gerekir. Bilgilerin muhasebe kayıtlarına geçirilme
şeklinde, işletmenin faaliyet konusuna, büyüklüğüne ve
yönetimin muhasebeden yararlanma durumuna göre çok
sayıda hesap kullanılır. Bu hesapların, aynı olayların
sürekli olarak aynı hesaplara kaydını sağlayacak,
belli bir düzen içinde olması gerekir.
•
Bir işletmede kullanılacak hesapların, muhasebenin
temel kavramları ve ilkeleri doğrultusunda sistemli
bir şekilde ve gruplandırılmış olarak yer aldığı
listeye hesap planı denir. Ülkemizde işletmelerin
uymak zorunda oldukları bir hesap planı var mı?
•
Ülkemizde, 01.01.1994’ten itibaren Tekdüzen Hesap
Planı (banka, sigorta, aracı kurum işletmeleri hariç)
tüm işletmeler için zorunlu olarak uygulanmaktadır.
Tezdüzen Hesap Planında hesap sınıfları şöyle
oluşturulmuştur;
1.
Dönen Varlıklar
2.
Duran Varlıklar
3.
Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar
4.
Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar
5.
Öz Kaynaklar
6.
Gelir Tablosu Hesapları
7.
Maliyet Hesapları
8.
Serbest
9.
Nazım Hesaplar |