![]() |
||
İletişim, nerede nasıl yaşıyor, hangi işi yapıyor olursak olalım, kendimizle ve başkalarıyla anlaşmamızı sağlayan, bizi içinde yaşadığımız toplumun üyesi kılan, son derece önemli bir olaydır. Bu nedenle iletişim, işimizle ilgili olduğu kadar, insan olarak başta ailemiz olmak üzere yakın ve uzak çevremizle olan tüm ilişkilerimizde yaşadığımız bir olaydır. İletişim olgusu bu bağlamda toplumsal ve kişisel yaşantımızda temel bir öğe olarak yerini alır. İletişim kavramını yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda tekrar özetleyecek olursak: iletişim, duygu, düşünce ve bilgilerin paylaşımı ile gerçekleşen çift yönlü bir süreçtir. İletişim, bu edimi gerçekleştirenlerin toplumsal bir öbek içinde yaşamalarından ve etkileşime dayalı bir edim olma gibi özelliklerinden dolayı belli bir süreklilik özelliği taşır. Bu nedenle iletişim, belli bir başlangıcı ve sonu bulunmayan, dinamik ve çeşitli unsurlarla etkileşim içinde olan karmaşık bir dizi süreçlerin bileşkesi ve bütünü olarak ortaya çıkmaktadır. İletişimi kuranlar arasında etkileşiminin nerede başlayıp nerede bittiğini belirlemek son derece zor olduğundan, iletişim sürecinde belli ve kesin bir başlangıç ve sondan söz edebilmemiz de oldukça zordur. İletişim bir süreç olarak çeşitli öğelerden oluşur: kaynak, mesaj, kodlama-kod açma, alıcı, geribildirim ve gürültü. Kaynak, iletişim sürecini başlatan, mesajlarını alıcıya gönderen kişi ya da kişiler ya da örgütlerdir. Mesaj, bir şeyi iletmeyi isteyen kaynağın ürettiği sözel, görsel ve görsel işitsel sembollerdir. Kodlama, bilginin, düşüncenin, duygunun iletime uygun, hazır bir mesaj biçimine dönüştürülmesidir. Kodaçma, mesajın yorumlanarak anlamlı bir biçime sokulması süreci olarak kavranabilir. Kanal, ışık, radyo ve ses dalgaları, telefon kabloları ve sinir sistemi gibi mesajı taşıyan araçlardır. Alıcı, kaynağın gönderdiği mesaja hedef olan kişi, grup ya da kitledir.Geribildirim, alıcının, kaynağın mesajına verdiği yanıttır. Gürültü öğesi ise iletişim sürecini bozan unsurlar olarak değerlendirebiliriz. Bunlar, iletişim sürecini oluşturdukları gibi sürecin niteliğini de belirleyen unsurlar olarak karşımıza çıkar.
|
||