Sözlü, Yazılı ve Sözsüz İletişim

İnsanın düşüncelerini, bilgilerini iletmede en temel araç olan konuşma dili yani sözlü iletişim, duyguların, heyecanların, coşkuların iletilmesinde çoğu kez yetersiz kalır.Bu nedenle, konuşurken duygularımızı, heyecanlarımızı ifade edecek mimiklere, el kol hareketlerine farkında olmadan başvururuz. Sözsüz iletişim, daha önce birbirini tanımayan kişilerin birbirleri hakkında karar vermelerine neden olabileceği gibi, birbirini tanıyan kişilere de karşılıklı olarak ilişkilerinin yönü ve niteliği hakkında bilgi verir ve iletişimlerini, davranışlarını etkiler. Sözsüz iletişim, bizlere sözlü iletişim mesajlarının yorumlanmasında da ipuçları sağlayarak, yardımcı olur. Bilindiği gibi aynı sözlerin, değişik ses tonlarıyla söylenmesi ya da kişinin gözüne bakarak, gülümseyerek söylenmesi arasında anlam farklılığı vardır. Sözsüz iletişim, kişinin gerçekte ne söylediğini ya da söylemek istediğini anlamada güvenilir bir kaynak olarak devreye girer. Sözsüz iletişim, hem kişiler arası hem de kişinin kendisiyle olan iletişiminde önemli rol oynamaktadır. Beden dili, iletişimde kullandığımız en eski ve etkin araçlardan biridir.

Beden dili, insanların ilk anlaşma aracı ve ilk dili olmuştur. Beden varlığımızın dünyaya açılışıdır. Biz kendimizi ve başkalarını ancak kendi bedenimizle algılayabiliriz. Toplumsal statü ve bir grup içindeki hiyerarşi, bireyin kendisini grup içinde algılayışı, grubun yapısı ve insanların toplumsal konumları yani statüleri beden dilleriyle anlaşılır. Bu dili oluşturan öğeleri altı başlık altında toplayabiliriz: gövde, baş, yüz ifadeleri, eller ve kollar, bacaklar, temas.Sözsüz iletişimde kullanılan araçlardan biri olan temas ilişkinin yönünü ve taraflar arasındaki samimiyet derecesini ortaya koyar. İnsanların birbirine temas etmesi, güven verir. Üst düzey yöneticilerin, astlarının ellerini sıkmaları, kollarını tutmaları, astların kendilerini önemli görmelerine neden olur.

Sözsüz iletişimde kullandığımız araçlardan biri olarak mekan kullanımıyla da çeşitli anlamlar paylaşırız. Başkalarıyla aramızda koruduğumuz uzaklık onlara karşı duygularımızla ilgilidir ve onlarla ilişkilerimiz hakkında bazı mesajlar verir. Egemenlik alanı adı verilen bu uzaklığın, mahrem, kişisel, sosyal ve genel olmak üzere dört ana bölgesi vardır. Sözsüz iletişimde kullanılan bir başka araç ses tonudur. Sözlü iletişim “dil ve dil ötesi” olmak üzere iki alt sınıfa ayrılmaktadır. Dil-ötesi iletişim, sesin niteliği ile ilgilidir; ses tonu, sesin hızı, şiddeti, hangi sözcüklerin vurgulandığı, duraklamalar ve benzeri özellikler, dil-ötesi iletişim sayılır. Karşımızdaki kişinin sözlerini seslendirme tarzı, söylenen sözün anlamını büyük ölçüde etkilemektedir. Ses tonları kendi içinde yumuşak-inandırıcı, kızgın-sert, sıcak sempatik, soğuk-kayıtsız sesler olarak sınıflandırılır.

Konuşurken sesimize bu dört tondan birisini verebiliriz. Bu ses tonlarının her birinin etkisi farklıdır. Kılık kıyafetimizle de çevremize bir takım mesajlar iletiriz. Çevremizdekilerin bizim hakkımızdaki algıları çoğunlukla bu iletiler ile şekillenir. Bir kişinin giyim tarzı -bunun yanında bayansa makyajı, erkekse, tıraşı, gözlükleri, takıları- belirli mesajların temel taşıyıcısıdır. Bu unsurlar genel görünüş ya da nesnel iletişim olarak tanımlanmaktadır. İnsan hakkındaki gerçeklerin ve önyargıların daha yüksek oranda varsayımların- temel alınarak değerlendirilmeleri sonucunda izlenimler oluşmaktadır.