![]() |
||
İletişimde Empati ve Dinleme Becerisi İletişimi olumsuz yönde etkileyen etkenlerin ortadan kaldırılması, böylece iletişimin iyileştirilmesi her şeyden önce iletişimde empatik yaklaşımı bilmekten ve kullanmaktan geçmektedir. Başkalarıyla empatik iletişim kurma becerisi gelişmiş insanlar, başkaları tarafından daha çok sevilir, kabul edilir ve onaylanırlar. Empatiyi, kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak onun duygu ve düşüncelerini anlaması, bunu da karşısındaki kişiye iletmesi şeklinde açıklayabiliriz. Kişiler arası iletişim çatışmalarında “Transaksiyonel Analiz” olarak bilinen model, empatik iletişim becerisini geliştirmede oldukça yararlı ip uçları sağlamaktadır. Transaksiyonel analize göre, insanın kişiliği üç bölümden oluşur. Bunlar ana baba, çocuk ve yetişkin benlik durumlarıdır. Bu benlik durumlarına kişisel roller de diyebiliriz. Bu benlik ya da kişisel rollerin özelliklerini şu başlıklar altında değerlendirebiliriz: ana baba benliği, çocuk benliği, yetişkin benliği. Ana baba benliği, kişiliğimizin insanlara nasıl davranmaları gerektiği konusunda öğütler, emirler veren bölümüdür. Bu benlik, koruyucu ve yargılayıcı, olmak üzere iki biçimde kendisini gösterir. Koruyucu ana baba, karşısındaki kişiyi kaç yaşında ve toplumsal konumu ne olursa olsun onu korumaya, kollamaya yönelen bir benliktir. Eleştirici, yargılayıcı anababa benliği ise toplumsal kuralları ve değerleri korumaya, bunları uymayanları eleştirmeye ve gerektiğinde cezalandırmaya yönelik bir benliktir. Çocukluk çağının içgüdüleriyle duygusal olarak tepki veren çocuk benliği, doğal, küçük profesör ve uyum sağlamış olmak üzere üç farklı şekilde karşımıza çıkar. Doğal çocuk ilkel, fevri, kontrolsüz ve yardım bekleyen yani “çocuk gibi çocuk” diyeceğimiz türden bir kişilik özelliği taşır. Küçük profesör olarak adlandırılan çocuk benliği ise, yaratıcı, sezgileri güçlü ve başkalarını kendi istekleri doğrultusunda idare edebilen bir benlik sergilerler. Uyum sağlamış çocuk ise “Ne diyorsam onu yap” terbiye anlayışı ile büyütülmenin izlerini taşıdığından, suçluluk, isyan ya da itaat ve uzlaşma özellikleri gösterir. Yetişkin benlik durumu, ana baba ile çocuk benlik arasında uzlaştırıcı, sorun çözücü, bir benlik özelliği gösterir ve kişiliğimizin akılcı yanını oluşturur. İki kişi arasında süren bir iletişimin gözlenmesi sırasında genellikle paralel, çapraz ve örtülü olarak adlandırdığımız üç değişik iletişim türüyle karşılaşırız. Paralel iletişimde kişiler arası iletişim hiç aksamadan sürerken, çapraz iletişimde kişiler arasında iletişim sorunları çıkar. Bazen de örtülü iletişimle karşılaşırız. İki kişi arasında geçen iletişimde kişilerden birinin ilettiği mesaja diğeri onun beklediği benlik rolüyle yanıt verirse, burada paralel iletişim görülür. İki kişi arasında geçen iletişimde kişilerden birinin ilettiği mesaja diğeri onun beklediğinden farklı bir benlik rolüyle yanıt verirse burada gerçekleşen iletişimi de çapraz iletişim olarak tanımlayabiliriz. Örtülü iletişimde kişi, benlik rollerinden birini çok açık bir şekilde sergilemesine karşın aslında bunu gizlediği farklı bir amaç için yapmaktadır. Burada genellikle gizli bir mesaj, iletişim kuranların içinde bulundukları toplum ya da çevre tarafından kabul edilebilir bir mesaj kılıfına büründürülerek iletilir. İnsanlar iletişim etkinlikleri sırasında çeşitli davranış kalıpları sergilerler. Çeşitli sorunlar yaşadığımızda, göstereceğimiz tepkiler genellikle, ya saldırganlık ya itaatkar ya da kendini kabul ettirme olarak adlandırdığımız üç değişik davranış biçiminde ortaya çıkmaktadır. Kendimizi savunduğumuzda itaatkar, karşı hücuma geçtiğimizde ise saldırgan oluruz, Oysa, daha doğru olan üçüncü bir yol ise kendini kabul ettirmedir. Bu üç davranış şekli değişik durumlarda kullandığımız ve karşımızdakilerle ilişkimizi şekillendiren davranışlardır. Empatik iletişim, ancak doğru ve etkin bir dinleme becerisi ile birlikte bir anlam taşır.Birbirini dinlemeyen insanların iletişim kurmaları olanaksızdır. Karşımızdaki kişiyi işitmek değil, gerçekten ne söylediğini duyup, anlayabilmek için iyi bir dinleyici olabilmenin yöntemlerini geliştirmek gerekir. İletişimin kalitesi ancak, dinlemeyi öğrenerek yükseltilebilir. Sözlü iletişim süreci, konuşmayı olduğu kadar dinlemeyi de içerir. İnsanlar normal olarak işitme yeteneğiyle doğarlar fakat, dinleme doğuştan kazanılan bir yetenek değil, okuma, yazma ve konuşma gibi öğrenilerek edinilen bir beceridir. Dinleme genel bir sınırlandırma ile iki şekilde karşımıza çıkar: pasif dinleme, aktif dinleme. Pasif dinleme, dikkatli bir sessizliği ve çok az tepki göstermeyi gerektiren, en basit dinleme türüdür. Aktif dinleme empatik dinleme olarak da adlandırılabilir. Aktif ya da empatik dinleme, karşımızdaki kişinin duygularını onun bakış açısından anlamamızı sağlar. Aynı zamanda konuşanın anlattıklarıyla gerçekten ilgili olduğumuzu gösteren bir iletişim yeteneğidir.
|
||