![]() |
||
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinin Gelişimi Günümüzde sanayileşmiş ve sanayileşmekte olan ülkelerde sanayide çalışanların sayısındaki hızlı artış beraberinde çalışanların bir takım sağlık ve iş güvenliği sorununu getirmiştir. Sanayileşmiş ülkeler içinde bulunduğumuz yüzyılda işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda ciddi çabalar harcamak zorunda kalmışlardır. Bu ülkelerin hemen hemen hepsi iş kazalarını ve meslek hastalıklarını en düşük düzeyde tutmak için çabalamakta ve bu konuda eğitim ve kontrole önem vermekte, ayrıca bu konuyla ilgili olarak işyerlerinde gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak amacıyla işyerlerini yoğun denetim altında tutmaktadırlar.İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunun gittikçe önem kazanmasının genel sebeplerini üç başlık altında toplayabiliriz. Bunlar; Teknik zorunluluklar, ekonomik zorunluluklar ve sosyal zorunluluklardır.Konunun karşılaşılan maliyetler açısından önemini açıklayabilmek için işçi sağlığı-meslek hastalıkları ve iş güvenliği-iş kazaları ilişkisini açıklığa kavuşturmak gerekmektedir. İşçi sağlığına gereken önem verilmediği zaman karşımıza meslek hastalıkları, iş güvenliğine önem verilmediği zaman da iş kazaları çok boyutlu maliyetler olarak çıkmaktadır. Yani, işçi sağlığına önem vermemenin maliyeti meslek hastalıkları, iş güvenliğine önem vermemenin maliyeti de iş kazaları olarak belirmektedir.Tabi ki, iş kazaları ve meslek hastalıklarının hem işçi ve işverene ve hem de daha makro düzeyde ülke ekonomisine yüklediği bir takım maliyetler de vardır. İşçi yönünden konunun önemi şu şekilde özetlenebilir;a) İşçinin gelir düzeyinde azalma olur, b) çalışma ve meslekte kazanma gücünde yine azalmalar meydana gelir, c) ayrıca, işçi de psikolojik ve ruhsal bir takım sorunların ortaya çıkmasına neden olur. İşveren yönünden de iş kazaları ve meslek hastalıklarının doğrudan ve dolaylı maliyetlerinden söz edilebilir. Doğrudan maliyetler, kaza sonucu doğan zararların ödenmesiyle ortaya çıkan maliyetlerdir. Sigortalıya ödenen tazminatlar,mahkeme masrafları, sürekli iş göremezlik ödenekleri gibi. Dolaylı maliyetler ise, doğrudan maliyetlerden farklı olarak kapsam ve miktar bakımından tam tespit edilemeyen ve sınırlandırılamayan maliyetlerdir.Kaza nedeniyle ortaya çıkan hasarın maliyeti, kaza nedeniyle yapılması gereken harcamaların maliyeti, üretim ve verimlilikte ortaya çıkan azalmalar ve ürün teslimindeki gecikmelerden dolayı pazar kaybından doğan maliyetler işveren açısından karşılaşılan dolaylı maliyetlerdendir.İş kazası ve meslek hastalıkları ülke ekonomisi açısından da son derece önemlidir. İş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle ülke ekonomisi de birçok kayıplara uğramaktadır. Bir kere yetişmiş insan gücü kaybı ve bunların iş göremez duruma gelmeleri ülke ekonomisini zarara uğratmaktadır.Sosyal ve kültürel bir varlık olan insan gücünün kaybı toplumun bir kaybıdır. Bu kaybın ölçülmesi son derece güçtür. Tek bir işçi ve işletme açısından düşünüldüğünde kazaların ve hastalıkların maliyeti rakam olarak belki çok büyük görülmeyebilir. Ancak ülke ekonomisi açısından durum hiç de öyle değildir. Kazaya ya da hastalığa maruz kalan işçi üretimden düştüğü gibi ülke ekonomisine de tüketici olarak bir yük olacaktır. Bu nedenle, "çalışanları korumak ve kazaları önlemek, kaza sonucu ortaya çıkan zararları tazmin etmekten daha kolay ve ucuzdur".
|
||