![]() |
||
İşverenin İşçiyi Gözetme Borcunun Hukuki Dayanağı Hizmet akdinin işverene yüklediği gözetme borcu, işçinin iyiliği ve çıkarları doğrultusunda davranma, işçiye zarar verebilecek davranışlardan kaçınmak, tehlikeleri önlemek borçlarını yükler. Bunların başında işçinin hayatını ve sağlığını koruma borcu gelir.Bundan başka işçiyi bilgilendirmek, yol göstermek, gerekli bilgileri yetkili makam ve mercilere zamanında bildirmek, işçinin işyerine getirdiği eşyaların korunması, işçiye çalışma belgesi verilmesi ve işçiye yeni iş arama izni verilmesi de işverenin gözetme borcu içinde düşünülebilir.İşyerinde iş güvenliği önlemlerinin alınması, işverenin gözetme borcu kapsamında yer alan yükümlülüklerinin sadece bir bölümünü ifade etmektedir.Ancak iş güvenliği hukuku bakımından, işverenin işçiyi gözetme borcu, "iş güvenliği önlemlerini alma borcu" anlamında kullanılmaktadır.Özel hukuk açısından işverenin işçiyi gözetme, yani iş güvenliği tedbirleri alma borcunu düzenleyen temel hüküm Borçlar Kanununumuzun 332. maddesidir. Bu madde incelendiğinde işverenin önlem alma yükümlülüğünün üç ana gruba ayrıldığı görülmektedir. Birincisi, işletme tehlikelerine karşı işçinin korunması, ikincisi münasip ve sağlığa uygun çalışma yeri sağlanması, üçüncüsü ise işverenle beraber ikamet eden işçi için sağlığa uygun yatacak yer sağlanmasıdır.Konuya kamu hukuku açısından bakıldığında ise Anayasada yer almış bulunan iş güvenliği hakkı çerçevesinde çeşitli kanunlarımızda genç ve koruyucu bir mevzuat oluşturulmuş olduğunu ve bu yolla da işverenin işçiyi gözetme borcunun düzenlendiği görülmektedir. İşverenin kamu hukukuna dayanan işçiyi gözetme borcunu düzenleyen temel kural,1475 sayılı kanundaki 73. maddede ifade edilmiştir. Bu maddeye göre; "Her işveren işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları, araçları noksansız bulundurmakla yükümlüdür". 1475 sayılı kanun dışında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu,Umumi Hıfzısıhha Kanunu ve Belediyeler Kanununda da bu konu ile ilgili çeşitli düzenlemeler bulunmaktadır.İşverenlerin kamu hukuku açısından işçiyi gözetme borçlarının kapsamının, özel hukuka göre çok daha geniş düzenlendiği söylenebilir. Kamu hukuku düzenlemelerine göre, herhangi bir sınırlandırma ya da ön koşul yoktur. Hangi iş güvenliği önlemlerinin alınması objektif olarak gerekiyorsa,işveren onları almak zorundadır. Özel hukukta olduğu gibi hakkaniyet ölçüsü veya işverenin durumu dikkate alınmayacaktır.İşverenlerin işyerinde işletme tehlikelerine karşı işçileri koruyucu tedbirler alma yükümlülüğü hem özel hukuk açısından Borçlar Kanununun 332. maddesinde hem de kamu hukuku açısından özellikle 1475 sayılı İş Kanununda düzenlenmiştir. Genel hukuk kuralları gereğince özel hukuk ve kamu hukuku kurallarının müeyyideleri de birbirinden farklı olacaktır.Özel hukuk müeyyideleri tazminat ödenmesini öngörürken kamu hukuku müeyyideleri idari ve cezai yaptırımlar olarak karşımıza çıkar.
|
||