![]() |
||
İşverenin Sorumluluğunun Kaynakları ve Sorumluluk Türleri Hukuk dilinde "sorumluluk" kavramı iki değişik anlamda kullanılmaktadır. Bunlardan ilki, bir borç ilişkisinde ortaya çıkar. Bir borç ilişkisinde taraflardan birisi borcunu yerine getirmez ve karşı taraf zarara uğrarsa, borcunu yerine getirmeyen, bu zararı tazmin etmek zorundadır. Bu zorunluluk,sorumluluk olarak ifade edilir. Bu anlamda sorumluluk, ortaya çıkan zararı tazmin yükümlülüğüdür. İkinci anlamı ise, borçlunun tazmin yükümlülüğünü değil ama alacaklının hakkını, gücünü ve hukukun kendine sağladığı imkanları ifade eder. Konumuz açısından, sorumluluğun hukuk dilindeki birinci anlamı, yani borçlunun tazmin yükümlülüğü bizi asıl ilgilendiren yönüdür.Kusur, sorumluluk kaynaklarının başında gelmektedir. Haksız fiil sorumluluğu tamamen kusura dayanmaktadır. Bu nedenle haksız fiil sorumluluğu kusur sorumluluğu olarak da ifade edilmektedir. Sorumluluğun ikinci bir kaynağı sözleşmedir. Sözleşmeden kaynaklanan sorumluluk Borçlar Kanununun 51. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, sorumluluk taraflar arasındaki bir sözleşmeden doğabilir. Ayrıca, bunun dışında bir kimse bağımsız bir sözleşme ile başkasının uğrayacağı zararı tazmin yükümlülüğünü de üstlenebilir. Sigorta sözleşmesinde olduğu gibi.Sorumluluğun bir diğer kaynağı da Borçlar Kanununun 51. maddesine göre kanun hükümleridir. Böyle bir durum varsa, zararın başkasına tazmin ettirilebilmesi için, zararı tazmin edecek kişinin kusurlu olması veya sorumluluğun sözleşmeden kaynaklanması gerekmez. Ortaya çıkan zarar kanun hükmü gereği olarak başka bir kişiye tazmin ettirilir.Sorumluluk türlerini ise şu şekilde sıralayabiliriz; Akdi sorumluluk, Kusur sorumluluğu, Sebep sorumluğu ve hukuka uygun müdahaleden doğan sorumluluk.Akdi sorumluluğun söz konusu olması için alacaklı ile borçlu arasındaki borç ilişkisini düzenleyen bir sözleşmenin var olması gereklidir. Akdi sorumlulukta borcun yerine getirilmemesi durumunda borçlu sorumluluktan ve tazminat ödemekten kurtulabilmek için kendi kusursuzluğunu ispat etmek zorundadır. Zarar gören borçlunun kusurlu olduğunu ispat etmek zorunda değildir.Kusur, sorumluluk hukukumuzda temel bir ilkedir. Sorumluluğun esas unsurudur. Kusur sorumluluğu esasına göre, tazminat yükümlülüğünün yani, sorumluluğun varlığı için zararı meydana getiren fiilde failin kusurlu bulunması en önemli koşuldur. Kısaca, kusur sorumluluğunda kusur yoksa sorumluluk da olmayacaktır.Sebep sorumluluğu zarara yol açma, neden olma, sebebiyet verme düşüncesine dayanmaktadır. Sebep sorumluluğunda zarara yol açanın kusurlu olup olmaması önem taşımaz. Zarar ortaya çıkmışsa, bu zarara neden olan zararı tazmin etmelidir. Sebep sorumluluğu kendi içinde olağan sebep sorumluluğu ve tehlike sorumluluğu olarak ikiye ayrılmaktadır.Hukuka uygun müdahaleden doğan sorumlulukta ise, esas olan hukuka uygun müdahale sonucu ortaya çıkan zararın, bozulan menfaat dengesini korumak amacıyla tazmin yükümlülüğünün kabul edilmesidir. Hukuk kuralları, hukuka uygun müdahaleye izin vermekte, ancak bunun sonucunda kişinin şahıs ve mal varlığına verilen zararın da tazmin edilmesini öngörmektedir. Örnek vermek gerekirse, zorunlu geçit hakkı, zorunlu su hakkı bu konudaki önemli uygulama alanlarıdır.
|
||