İşverenin Sorumluluğunun Hukuki Niteliği

İşverenin sorumluluğunun hukuki niteliği konusundaki görüşler genel olarak ikiye ayrılmaktadır. Bazı yazarlar, işverenin sorumluluğunun "kusur sorumluluğu" olduğunu savunmakta, bazıları ise, "kusursuz sorumluluk" görüşünü ileri sürmektedirler.İşverenin sorumluluğunu bir kusur sorumluluğu olduğunu savunanlara göre, bir çok yabancı ülkenin mevzuatından farklı olarak mevzuatımızda işverenin işçiyi gözetme borcunu sınırlayan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.Bu durumda, zararın sigortaca karşılanmayan kısmı, genel hükümlere göre işverenden istenebilecektir. Ayrıca, iş kazalarının önlenebilmesi açısından kusur sorumluluğu ilkesinin uygulanması, kusursuz sorumluluk ilkesinden çok daha yararlı ve etkili olacaktır.İşverenin iş kazası ve meslek hastalığından doğan sorumluluğunun kusursuz sorumluluk esasına dayandırılması gereğini savunan yazarların bir bölümü bu konuda yasa boşluğu bulunduğu görüşünden hareket ederken bir bölümü görüşlerini "hakkaniyet" esasına, bir bölümü de "tehlike yaratma ilkesine" dayandırmaktadırlar. Yargıtay önceki yıllardaki kararlarında işveren iş güvenliği önlemlerini alma konusunda kusurlu ise olaylara kusur prensibini uygulamakta ve işvereni kusuru oranında sorumlu tutmaktaydı. Buna karşılık, işverenin iş güvenliği önlemlerini alma konusunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edildiğinde ise bu kez olaya kusursuz sorumluluk prensibini uygulamaktaydı.Daha yakın zamanlardaki yeni kararlarında ise bu sorumluluk genel olarak tehlike esasına dayanan "kusursuz sorumluluk' olarak kabul edilmiş, "işveren her türlü özen borcunu yerine getirmiş olsa dahi,meydana gelen kazadan dolayı sorumluluktan kurtulma olanağı yoktur "denilmiştir.Pozitif hukukumuz açısından bakıldığında, işverenin kusursuz sorumluluğu konusunda yasal bir dayanağın bulunmadığı görülmektedir. Buna karşılık işverenin sorumluluğu kusur sorumluluğu kapsamında Borçlar Kanununun 96. ve 332. maddelerinde düzenlenmiştir. Ayrıca 1475 sayılı Kanunun 73. ve sonraki maddelerinde bu konuda geniş bir koruyucu mevzuat oluşturulmuştur.Kusur sorumluluğunun mu, yoksa kusursuz sorumluluğun mu zararların önlenmesi açısından daha etkili olacağı konusunda genellikle, kusur sorumluluğunun kazaların önlenmesi açısından daha etkili olduğu kabul edilmektedir. Bunun dayanağı ise, sorumluluğun kusur ilkesine dayandırılmasının kişileri daha dikkatli davranmaya sevkedeceği düşüncesidir.