Kent Planlaması

Kentler giderek nüfus artışı ve göçler yoluyla hızla büyümektedir. Büyüyen kentlerin fiziki, sosyal ve ekonomik açılardan planlanması gerekir. Planlama iki şekilde yapılabilir. Birincisi kentlerle ilgili problemler çıktığında bunları çözücü planlama yapılır. Diğeri ise, ileride doğması muhtemel problemler önceden önlemek için planlama yapılabilir. Kent planlamasında klasik ve modern yaklaşımlar vardır. Klasik kentçilik görüşüne göre planlama, bilgi toplama, planı hazırlama ve uygulama aşamalarından meydana gelir. Modern yaklaşımlar ise, kentleri bir sistem anlayışı içinde incelemesini istemektedir. Sistem yaklaşımının temel noktası, kent planlamasında ulaşılmak istenen hedeflerin açıkça formüle edilmesidir. Kent planlamasında fiziki, ekonomik, sosyal, hukuki ve mali konularda bilgiler toplanır. İkinci aşama toplanan bilgilere dayanılarak planın şekillendirilmesi ve kesinlik kazandırılmasıdır. Kent planının yapılması kadar önemli bir aşaması da uygulanması ve uygulama ile ilgili sonuçların denetlenmesi aşamalarıdır. Ülkemizde kent planlaması ile ilgili ilk çalışmalar Osmanlı İmparatorluğu zamanında İstanbul'la ilgili olarak yapılmıştır.

Cumhuriyet döneminde 1928 den sonra bütün belediyelerin imar planları yapmaları zorunluluğu getirilmiştir. 1958 yılında çıkarılan kanunla İmar ve İskan Bakanlığı kurulmuş ve böylece kent planlamasını yönlendirecek merkezi bir örgüt oluşturulmuştur. 1985 yılında çıkarılan imar kanunu ile planların hazırlanması ve kabulü yetkisi belediyelere devredilmiştir. Ülkemizde nüfusu on bini aşan yerleşim yerlerinin imar planlarını yapmaları zorunludur. Nüfusu on bini aşmayan yerleşim yerlerinde ise, imar planı yapılıp yapılmayacağına belediye meclisi karar vermektedir. Bazı durumlarda imar planlarında düzenleme yapma yetkisi Bayındırlık ve İskan Bakanlığına tanınmıştır.