![]() |
||
Avrupa Birliği ve Kolluk Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin tarihsel gelişimini açıklamak • Türkiye-AB ilişkileri, Türkiye’nin 1959 yılında üyelik başvurusu ile başlamıştır. • 1963 yılında Ankara’da AB ile Ortaklık Antlaşması imzalanarak ilişkileri düzenlemek üzere Ortaklık Konseyi kurulmuştur. • Türkiye’nin 14 Nisan 1987 tarihinde yaptığı tam üyelik başvurusu 1989 yılında uygun görülmemiştir. • 6 Mart 1995 tarihinde Türkiye, AB ile Gümrük Birliği kararını imzaladı. • 1999 Helsinki Zirvesinde Türkiye aday ülke olarak kabul edildi. Bu tarih, Türkiye-AB birliği ilişkilerinde bir dönüm noktası oldu. Avrupa Birliği’ne tam üyelik için gerekli koşulları sıralamak • AB’ne üye olmak için aday ülkelerin Kopenhag Kriterlerini yerine getirmesi zorunludur. Bu kriterler siyasi, ekonomik ve topluluk mevzuatının benimsenmesi olmak üzere üç grupta toplanmıştır. • Türkiye’nin 1999 Helsinki Zirvesinde aday ülke olarak kabul edilmesinden sonra üyelik koşullarını yerine getirmek için atacağı somut adımları gösteren ‘Ulusal Program’ Mart 2001 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından kabul edildi. Bu programda siyasal kriterlerin yerine getirilmesi çerçevesinde kolluk ile ilgili yapılması gerekenler de yer almıştır. Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde kolluk uygulamalarının önemini ve AB’nin kolluğa etkilerini açıklamak • Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ilgili kararlarında insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokratikleşme konuları sıklıkla gündeme gelmektedir. AB Komisyonu tarafından Türkiye hakkında hazırlanan İlerleme Raporlarında insan hakları ihlallerinden söz edilmektedir. Dolayısıyla, Türkiye’nin Siyasi Kriterleri yerine getirmesinde kolluk uygulamaları belirleyici bir role sahiptir. • 1999 Helsinki Zirvesinde Türkiye’nin adaylık statüsünü kazanmasından sonra Türk Hükümetleri AB müktesabatına uyum sağlamak için bir dizi anayasal, yasal ve idari düzenlemeler yapmıştır. Bunların önemli bir kısmı kolluğun görev ve yetkilerini doğrudan veya dolaylı bir biçimde ilgilendirmektedir. Bu düzenlemelerin ana amacı temel hak ve özgürlükler alanını genişletmek, bunları anayasal ve yasal güvence altına almaktır. Yapılan değişikliklerle kolluğun yetkileri daraltılmış, görev alanları yeniden tanımlanmıştır. Avrupa Birliği’nde kolluk işbirliği alanındaki gelişmeleri saptamak • Avrupa Birliği’ne üye devletler arasında kişilerin, malların, sermayenin ve hizmetlerin serbest dolaşımını sağlamak için sınırların kaldırılması, üye ülke hükümetlerinin kolluk alanında işbirliğini zorunlu kılmıştır. Bu konularda çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Bunlar arasında en önemlileri Schengen Sözleşmesi ve Avrupa Polis Ofisidir.
|
||