![]() |
||
İletişimin Dinlenmesi, Gizli İzleme ve Gizli Görev Kullanma Yetkisi • İletişimin dinlenmesi ve tespiti, belirli nitelikteki suçlarla ilgili yapılan soruşturmalarda başka suretle delil, iz, eser, emare elde edilmesi olanağı bulunmayan hallerde sinyalleri, yazıları, resimleri, görüntü veya sesleri veya diğer nitelikteki bilgileri ileten araçlara girilerek konuşmaların dinlenmesini, konuşmaların veya diğer bilgilerin kayda alınmasını ve kayıtların çözülerek metin haline getirilmesi sürecini ifade eder. İletişimin dinlenmesi yetkisinin şartlarını açıklamak. • ÇASÖMK’da sayılan örgütlü suçlardan birisinin işlenmiş olması gerekir. Haberleşmesine girilecek kişinin bu suçlardan birisinin faili olduğu yönünde kuvvetli iz, belirti, emare bulunması gerekir. Başka bir koruma tedbiri ile failin belirlenmesi, ele geçirilmesi veya suç delillerinin elde edilmesinin mümkün olmaması gerekir. • Haberleşmeye girebilmek için kural olarak hakim, kararının bulunması gerekir. Gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda da Cumhuriyet savcısının yazılı izniyle iletişim dinlenebilir. Her haberleşmeye girme kararı, belirli bir iletişim vasıtasına bağlı olarak değil, belirli bir kişi için verilir. İletişimin dinlenmesi ve istihbarat faaliyetinde bulunma arasındaki farkı açıklamak. • İletişimi dinleme, suç işlendikten sonra suçun failine ulaşmak için kullanılan adli bir yetki iken, istihbarat faaliyetinde bulunma ise suç işlenmeden önce işlenmesi muhtemel suçları önlemek için kullanılan önleyici bir yetkidir. • Kolluğun istihbarat faaliyetinde bulunmasının yasal dayanağı PVSK ek m.7’dir. Bu yetkiyle amaçlanan, ülkenin Anayasal ve kamu düzeni için muhtemel tehditleri önceden öğrenerek gerekli önleyici tedbirleri almaktır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi açısından iletişimin dinlenmesi şartlarını saptamak. • AİHS m.8 gereği kişilerin özel hayatına ve haberleşmesine müdahale anlamına gelen herhangi bir yetkinin kullanılabilmesi için yetkinin m. 8/2’de sayılan milli güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin iktisadi refahı, kamu düzeninin sağlanması, suçun önlenmesi, genel sağlık ve ahlakın korunması veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması amaçlarından birisine hizmet etmesi, kanunla önceden düzenlenmiş olması, demokratik bir toplum için gerekli olması şarttır. • AİHM’e göre, sanığın avukatı ile araştırılan suçu işleme noktasında işbirliği içerisinde olduğuna dair ciddi deliller olması hali dışında, sanığın avukatıyla iletişimi denetime tabi tutulamaz. Gizli izleme ve gizli görevli kullanılmasını tanımlamak. • Gizli izleme, suç işlediğinden şüphelenilen kişi veya kişilerin özel alanına girilerek özel ve kamuya açık alandaki faaliyetlerinin izlenerek öğrenilmesi ve araştırılan suçla ilgili olan kısmının tespit edilmesini ifade eder. • Gizli görevli kullanma ise bir örgütün işlediği suçlarla ilgili delil, iz, eser ve emare toplamak için gerekirse örgüt içine sızarak, gözetleme, izleme ve araştırma faaliyetlerinde bulunmak üzere bir kişinin, görevlendirilmesidir. Gizli izleme ve gizli görevli kullanılmasının şartlarını açıklamak. • Bir örgütün bulunması, ÇASÖMK’da sayılan suçlardan birisinin işlenmiş olması, örgüt üyelerinin ÇASÖMK’da sayılan suçlardan birisini işlediğine dair kuvvetli iz, belirti, emare seviyesinde bir kuşku bulunması, başka bir koruma tedbiriyle failin belirlenmesi, ele geçirilmesi veya suç delillerinin elde edilmesinin mümkün olmaması gerekir. • Kural olarak hakim kararının bulunması gerekir. Gecikmesinde sakınca olan hallerde de Cumhuriyet savcısının yazılı izninin alınması gerekir. Hakim kararı olmaksızın kullanılan yetkinin 24 saat içinde hakim kararına bağlanması şarttır. • Gizli görevli bu görevini yerine getirirken suç işleyemez ve görevlendirildiği örgütün işlemekte olduğu suçlardan sorumlu tutulamaz. Gizli görevlinin bir kamu görevlisi olması gerekir. Gizli görevlinin kimliği saklı tutulur. AİHS açısından gizli izleme ve gizli görevli kullanılmasının şartlarını sıralamak. • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) şu ana kadar gizli izleme ile ilgili bir verilmiş bir içtihadı yoktur. AİHM, bir suçun araştırılmasında gizli görevli kullanılmasını, belirli şartlara bağlı olarak demokratik bir ülkede suçla mücadele için gerekli bir tedbir olarak kabul etmektedir. • AİHM, ajan provokatör kullanılmasını, suçun cinsi ne olursa olsun, suçla mücadele için gerekli ve insan haklarına uygun bir koruma tedbiri olarak görmemektedir.
|
||