Enerji Sektörü

Enerji, yenilenebilir ve yenilenmeyen enerji olarak ikiye ayrılır. Yenilenmeyen kaynaklar arasında petrol, doğalgaz, kömür, linyit ve nükleer enerji sayılabilir. Yenilenebilir enerji kaynakları ise, yakacak odun, hidrolik, rüzgar, güneş, jeotermal, gel-git ile biyogazdır.Enerji sektörü, elektrik enerjisi dahil, kömür, petrol, doğalgaz, odun, hayvan ve bitki artıkları gibi bütün enerji kaynaklarını kapsamaktadır. Geleneksel enerji kaynaklarının tükenme eğilimine girdiği, enerji fiyatlarının arttığı, enerji kullanımından kaynaklanan çevre sorunlarının büyüdüğü bir dönemde enerji planlaması, özellikle enerji kaynakları kıt, ithal kaynaklara bağımlı, yetersiz döviz kaynaklarına sahip ülkeler için bir zorunluluktur.Türkiye'de enerji üretim ve tüketim değerleri son kırk yılda hızla gelişen ve büyüyen ekonomiyle birlikte önemli artışlar göstermiştir. Üretim, büyük ölçüde kamu kuruluşları tarafından gerçekleştirilmiştir. Üretimin talebi karşılamadığı enerji türleri, ithalat yoluyla sağlanarak tüketiciye sunulmuştur.Türkiye, enerji üretimi bakımından dışa bağımlı bir ülkedir. Türkiye'de oluşan enerji talebi, günümüzde ortalama %50 oranında dış kaynak kullanımı ile karşılanmaktadır.Türkiye'de enerji tüketiminde taşkömürü, linyit, petrol, doğalgaz, hidrolik ve jeotermal enerji, odun, hayvan ve bitki artıkları gibi birincil enerji kaynakları ile güneş enerjisi kullanılmaktadır. Elektrik enerjisi ve kok ise,ikincil enerji kaynağı olarak değerlendirilmektedir. Birincil enerji tüketiminde son yıllarda linyit, doğalgaz ve güneş enerjisinde bir artış gözlenmiş,taşkömürü ve petrol tüketiminde ise azalma olmuştur.Türkiye'de birincil enerji ihtiyaçlarının tamamen yurtiçi üretimde karşılanması mümkün olmamış, zaman içinde ithalatla karşılanan kısım oran olarak yükselmiştir. Türkiye'de petrol, doğalgaz, linyit, asfaltit, taşkömürü, hidrolik, jeotermal, odun, hayvan ve bitki artıkları ile güneş enerjisi gibi birincil enerji kaynakları ile elektrik enerjisi, kok, briket ve havagazı gibi ikincil enerji kaynakları üretilmektedir.Türkiye'de elektrik enerjisi ihtiyacı, büyük ölçüde kamu tarafından sağlanmaktadır.Son yıllarda elektrik enerjisi kurulu güç kapasitesi açısından hidrolik kaynakların kapasitesinde önemli artışlar olmuştur. Bunda, GAP çerçevesinde devreye giren hidroelektrik santrallerin büyük payı vardır.Güneydoğu Anadolu Projesi'nin, Türkiye'nin enerji üretiminde çok önemli bir yeri vardır. GAP tamamlandığında, Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde kurulmuş tesislerle, Türkiye'nin toplam su potansiyelinin %28'i kontrol altına alınacaktır.