![]() |
||
Türkiye'de tarım sektörü Çiftçilik, Ormancılık ve Kara ve Su avcılığı alt sektörleri altında ele alınmaktadır. Gıda ihtiyacının tamamının sağlandığı,çalışan nüfusun büyük bir bölümünün istihdam edildiği ve toplam ihracat içinde başlıca payı tarım ürünlerinin oluşturduğu ülkemizde tarım sektörü hala önemini korumaktadır.Türkiye 77.6 milyon hektar araziye sahiptir. Bunun 28 milyon hektarı işlenebilir topraklardır. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana tarım sektöründe önemli gelişmeler kaydedilmiştir. 1970 yılında 27 milyon hektar olan ekili ve dikili alan 1992 yılına kadar yaklaşık 1 milyon hektar artmıştır.Buna karşılık önemli tarım ürünleri üretiminde 2 ila 10 kat arasında artışlar meydana gelmiştir.Tarımsal üretim içinde cari fiyatlarla ifade edildiğinde % 70.3 oranı ile en büyük pay bitkisel ürünlerde olup, bunu %25.4 ile hayvansal ürünler izlemekte daha sonra %3.4 ile orman ürünleri ve %1.2 ile su ürünleri gelmektedir.Yıllara göre incelendiğinde bu oranların büyük değişiklikler geçirmediği görülmektedir.Türk tarımı ikili yapı özelliği göstermektedir. Bir yanda geleneksel-geçimlik diye adlandırılan; geleneksel üretim teknolojisi kullanan, ekonomik üretim yapmaya olanak vermeyen küçük toprak parçalarında üretim yapan,piyasa ilişkileri göreli olarak zayıf ve fakir bir kesim varlığını sürdürmektedir.Diğer yanda gelişmiş teknoloji kullanan, piyasa için üretim yapan, piyasa ve fiyat hareketlerine duyarlı bir kesim bulunmaktadır. Geleneksel- geçimlik üretim yapan kesimin işletme/aile sayısının aşırı büyüklüğü tarım sektörünün önemli sorununu oluşturmaktadır.Tarımsal yapıdaki bozukluklar nedeniyle tarım işletmelerinin büyük bir kısmında işletme sermayesi yetersiz, girdi kullanımı ve tarımsal teknoloji düzeyi düşüktür. Dolayısıyla tarımda verimlilik düşük ve çiftçi gelirleri yetersizdir.Türkiye'de günümüze kadar uygulanan tarımsal destekleme politikasında fiyat yoluyla destekleme ağırlık taşımaktadır. Bunun yanında, ucuz girdi temini, düşük faizli kredi ve tarım ürünleri dış ticaretine müdahale,bazı vergi ve harçlarda muafiyet gibi fiyat yoluyla yapılmayan desteklemede yapılmaktadır.Türkiye’de uygulanan geleneksel tarım politikaları ile bu politikaları kullanan araçlar artık yeterli olmamaktadır. Bu nedenle Türkiye'nin dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilmesi için yeni tarım politikalarına yönelmesi gerekmektedir.
|
||