|
Uluslararası Para Fonu
Uluslararası Para Fonu, II nci Dünya Savaşı sonrasında kurulmuş
uluslararası bir ekonomik kuruluştur. Temel amacı, üye ülkelerin
ödemeler bilançosu açıklarını azaltmada onlara yardımcı olmaktır.
IMF'de sermaye çok önemli bir fonksiyona sahiptir. Ülkelerin
sermayeye katılım payları olan kotalar, üyelerin oy güçlerini
belirler, Fon'a katkılarına ve Fon'dan borçlanmalarına etki eder.
Ülkelerin oy gücü, ülkelerin yönetimde etkinliklerin belirlenmesi
açısından çok önemlidir. IMF'den kaynak isteyen üye ülkeler bazı
şartları yerine getirmek durumundadırlar. Bunlardan en önemlileri,
üye ülkenin uygulayacağı ekonomik programa ilişkin olarak IMF'ye bir
niyet mektubu vermesi, IMF ile bir stand-by düzenlemesi yapması,
kullanılacak imkanın taksitlendirilmesi, üye ülkenin uygulamalarının
zaman içinde gözden geçirilmesidir. IMF elindeki mali kaynakları,
Fon'un politikalarına uygun olarak talepte bulunan üyelerine tahsis
ederek, onların karşılaştıkları ödemeler dengesi açıklarını finanse
eder. Fon'dan borçlanma, bir ülkenin parasının diğer ülke parasıyla
değiştirilmesi veya parası karşılığında diğer bir üye ülkenin
parasının satın alınması şeklinde olur. IMF'den kaynak kullanımı,
bir çeşit kredi kullanımı olmadığından, kredi yerine "imkan" veya
"kolaylık" kelimeleri kullanılır. Bir üye ülke IMF kaynaklarını
kullanmak istediğinde, bu imkan kadar kendi milli parasını ve bu
miktarı içeren bir taahhütnameyi IMF'ye verir. Fon da, bu taahhüde
karşılık üye ülkenin ihtiyaç duyduğu döviz cinsinden gerekli miktarı
tahsis eder. IMF'ye üye ülkelerin IMF'den sağladıkları fonlar
temelde üç ana hesaptan karşılanır. Bunlar, Genel Kaynaklar Hesabı,
Özel Tahsisler Hesabı ve Özel Çekme Hakları Hesabı'dır. IMF'nin
kredi dilim imkanları, Fon'un klasik kaynak kullanım
mekanizmalarından en önemlisidir. Üyelerin kotaları ile sınırlı
kalarak kullandıkları Fon kaynaklarına "normal çekme hakları" denir
ve beş dilime ayrılır. Kredi dilimlerinden yararlanmak için IMF ile
bir stand-by düzenlemesi (destekleme düzenlemesi) yapmak gerekir. Bu
düzenleme, üye ülkelerin IMF ile anlaştığı konuları içeren
karşılıklı bir taahhüttür. Üye ülkenin kotasının ilk dilimi dışında
kalan ve bölüm içinde Fon'dan sağlanan imkanlara üst kredi dilimi
politikası denir. Bu politika içinde kullanılan her üst kredi dilimi
için IMF'nin ileri sürmüş olduğu şartlar giderek ağırlaşır. IMF'den
üye ülkeler ayrıca, Petrol Kolaylığı, Genişletilmiş Fon Kolaylığı,
Ek Finansman Kolaylığı, Genişletilmiş Kullanım Politikası, Gelişme
Yolunda Ülkeler İçin Özel Kolaylıklar (Telafi Edici Olağanüstü
Finansman Kolaylığı ve Tampon Stok Finansman Kolaylığı), Yapısal
Uyum Kolaylığı, Güçlendirilmiş Yapısal Uyum Kolaylığı ve Sistemi
Yapılandırma Kolaylık'larından imkan sağlayabilirler. Özel Çekme
Hakları (SDR), IMF'nin yaratmış olduğu özel bir likiditedir. Fon'un
normal çekme haklarından aynı olarak üyelere uluslararası rezerv
sağlamak amacıyla 1970 yılında yaratılmıştır. SDR, hem bir "hesap
birimi" ve hem de bir "uluslararası rezerv para"dır. SDR, ABD
doları, Alman markı, Japon yeni, Fransız frangı ve İngiliz
sterlini'nden oluşan bir sepete dayanır. IMF, her işgünü SDR'nin
sepet içindeki paralara göre durumunu hesaplar. SDR, döviz satın
alınması, mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi, kredi açılması,
kredi borçlarının ödenmesi, bağış, faiz ve diğer ödemelerin
yapılması ve borç verilmesinde kullanılmaktadır. Türkiye, IMF'ye
1947 yılında katılmıştır. Günümüzde Fon'daki kotası 956 milyon
SDR'dir. Türkiye Fon imkanlarından, rezerv dilimi pozisyonu, stand-by
düzenlemesine bağlı olarak kredi dilimi imkanı, süresi uzatılmış
düzenlemeye bağlı olarak genişletilmiş Fon Kolaylığı, Telafi Edici
ve Olağanüstü Finansman Kolaylığı ile Petrol Kolaylığı'ndan
yararlanabilir. Türkiye, 1961 yılında ilk IMF imkanını
kullandığından sonra geçen sürede, Fon ile 16 adet stand-by
düzenlemesi yapmıştır. Son stand-by düzenlemesi, Mart 1996'da fesh
edilmiştir. 26 Haziran 1998'de IMF ile Yakın İzleme Programı
uygulamasına gidilmiştir. Ancak IMF ile mali kaynak sağlamak için
herhangi bir düzenleme yapılmadığı için kaynak sağlama konusunda
başarıya ulaşılamamıştır. 22 Aralık 1999'da ise IMF ile Türkiye
arasında 18. Anlaşma imzalanmıştır. IMF ile aynı tarihte kurulan
Dünya Bankası
|