|
Avrupa Birliği
Dünyadaki ekonomik birleşme hareketlerinin başında Avrupa Topluluğu
(AT) veya yeni adıyla Avrupa Birliği (AB) gelir. AT'nun kuruluşuna
varan gelişmelerin uzun bir geçmişi vardır. Böyle bir kuruluşun
fikir babalığını R. Schuman ve J. Monnet gibi hükümet adamları ve
düşünürler yapmıştır. AT'ye öncülük eden kuruluş 1951 tarihinde altı
ülke arasında (Belçika, Federal Almanya, Fransa, İtalya, Lüksemburg
ve Hollanda) kurulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'dur. Buna
Schuman Planı da denir. Bu yolda ilerlenmesi sonucunda, yine aynı
ülkeler arasında 1 Ocak 1958 tarihinde yürürlüğe giren Roma
Anlaşması imzalanmıştır. Roma Anlaşması ile Avrupa Ekonomik
Topluluğu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (Euratom)
kurulmuştur. Avrupa Topluluğu, ekonomik birleşme amaçlarının yanında
Avrupa'da barışın korunması ve siyasal birleşme gibi politik amaçlar
da gütmektedir.AB'nin organları, Avrupa Zirvesi, Avrupa
Parlamentosu, Adalet Divanı, Avrupa Komisyonu ve Bakanlar
Konseyi'dir. Komisyon ve Konsey Topluluğun yürütme organlarıdır.
Parlamento ise denetleme görevi yapar. Üyelerin devlet ve hükümet
başkanlarından oluşan Konsey toplantılarına ise Avrupa Zirvesi adı
verilir. Zirve toplantılarında Birliğin temel politik ve stratejik
eğilimleri belirlenir. Topluluk, ekonomik ve sosyal politikalarını
yürütmek için bazı finansman kuruluşlarına sahiptir. Topluluğun
temel mali kuruluşu Avrupa Yatırım Bankası (EIB) dır. Roma
Antlaşması'na göre kurulmuştur. Bundan ayrı olarak oluşturulan
fonlar ise şunlardır: Avrupa Sosyal Fonu, Avrupa Parasal İşbirliği
Fonu, Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu, Avrupa Garanti ve Yönlendirme
Fonu. Topluluğun kuruluşu sırasında İngiltere kurucu Altılar
arasında yer almadı. 1 Ocak 1973'de İngiltere, İrlanda ve
Danimarka'nın (Üçler) katılmalarıyla AT'nin üye sayısı dokuza
(Dokuzlar) çıktı. 1 Ocak 1981 de Yunanistan'ın katılmasıyla üye
sayısı on'a, 1 Ocak 1986'da İspanya ve Portekiz'in katılmasıyla da
on ikiye ulaşmıştır. 1994'te Finlandiya, Avusturya ve İsveç'in
katılımıyla bu sayı onbeş olmuştur. 1968 yılına gelindiğinde AET'de
gümrük tarifeleri ve kotalar kaldırılmış ve gümrük birliği
gerçekleştirilmiş oluyordu. Ayrıca geçen zaman içinde işgücünün
serbest dolaşımı, işyeri açma, sermayenin serbest hareketliliği
konularında önemli ilerlemeler sağlandı. 1 Ocak 1993 de ise "tek
pazar"a geçilmiştir. AB'nin bazı ortak politikaları vardır. Bunlar
içinde en önemlileri ortak tarım, rekabet, ulaştırma, ticaret ve
sosyal politikalardır. Tek pazara geçişle birlikte Maastricht
Antlaşması sonucu AB'nin gerçek bir ekonomik ve siyasal birliğe
götürülmesi yolunda önemli bir adım atılmıştır. Antlaşma 7 Şubat
1992 de imzalandı. Maastricht Anlaşması'nda öngörülen bazı hedefler
şunlardır: Ekonomik ve parasal birlik, Avrupa yurttaşlığı, ortak
güvenlik ve ortak dış politika, çeşitli alanlarda ortak programlar
uygulanması. AB'nin üçüncü ülkelerle ilişkileri Avrupa'dan,
Amerika'ya ve Uzak Doğu'ya kadar yayılmaktadır. Türkiye AET'yle 1
Aralık 1964'ten itibaren ortak üye statüsü ile bağlantı kurmuştur.
1973'e kadar Hazırlık, 1996'ya kadar Geçiş Dönemi sürmüş 1996'dan
itibaren Gümrük Birliği kurularak son döneme geçilmiştir.
Türkiye'nin tam üyelik başvurusu 1990'da reddedilmiştir. Günümüzde
ise Türkiye tam üyeliğe aday ülkeler arasında yer almaktadır.
Türkiye'nin Gümrük Birliği sonrası AB'den ithalatında artış
olmuştur. Sınai ürün ithalatında tarifeler sıfırlanmış, kotalar
kaldırılmıştır. AB üyeleriyle EFTA üyeleri arasında özellikle sanayi
malları üzerinde imzalanan ikili serbest ticaret anlaşmaları vardı.
Bunları çok yanlı bir çerçeveye oturtmak ve kapsamını genişletmek
üzere 1991 Ekiminde AT ile EFTA arasında Avrupa Ekonomik Alanı
kurulmuştur. Topluluğun Afrika'daki eski sömürgeleriyle imzaladığı
Lomé Konvansiyonu vardır. Akdeniz ülkeleriyle tercihli ticaret
ilişkileri de Akdeniz Politikası çerçevesinde yürütülmektedir. AB,
Doğu Avrupa ve eski Sovyet Cumhuriyetlerindeki piyasa ekonomisine
geçiş sürecini desteklemek üzere maddi ve teknik yardımlarda
bulunmaktadır. AB birçok ülke ile tercihli ticaret anlaşmaları
yapmıştır.
|