Amortisman Uygulaması

Yeniden değerleme, işletmelerde enflasyon etkisini ortadan kaldırmak için kullanılan yöntemlerdendir. Türk Vergi Sistemine yeniden değerleme ilk olarak 1963 yılında girmiştir. Bugünkü uygulamaya kadar değişik biçimlerde uygulanmıştır. Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesine göre bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisine tabi mükellefler yeniden değerleme yapabilirler. Dar ve tam mükellefler yeniden değerlemeden yararlanabilirler. Mükellefler yeniden değerleme yapıp yapmamak konusunda serbesttirler. Ancak iktisadi devlet teşekkülleri yeniden değerleme yapmak zorundadırlar. Vergi Usul Kanununa göre amortismana tabi iktisadi kıymetler yeniden değerlemeye tabi tutulabilirler.Bir kısım iktisadi kıymetler veya iktisadi kıymetlerle ilgili yapılan giderler yeniden değerleme kapsamı dışında tutulmuştur. Yeniden değerleme oranı olarak Devlet İstatistik Enstitüsünün Ekim ayı ile önceki yıl Ekim ayı arasındaki toptan eşya fiyatları genel indeksindeki artış olarak ilan ettiği oran Maliye Bakanlığınca kabul edilerek Resmi Gazetede ilan edilmektedir. Yeniden değerleme bilançonun aktifindeki iktisadi kıymetler ile pasifindeki birikmiş amortismanların yeniden değerleme oranı ile çarparak uygulanmaktadır. Hesap dönemi içinde alınan iktisadi kıymetler için yeniden değerleme yapılamaz. Yeniden değerleme sonucu oluşan değer artış fonu bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında tutulmak zorundadır. Bilanço esasına tabi gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine yeniden değerleme sonucu ortaya çıkan değer üzerinden amortisman ayırabilme hakkı tanınmıştır.